top of page

Asbest Sağlık Riskleri ve Güncel Mevzuat: 2026 Türkiye Perspektifi

Asbest: Yasaklanmış Ancak Güncel Bir Tehlike

Asbest, endüstriyel kullanımının yasaklanmış olmasına rağmen geçmişte çok yaygın biçimde kullanılmış olması nedeniyle günümüzde hâlen önemli bir iş hijyeni, meslek hastalıkları ve halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Özellikle eski yapı stoku, kentsel dönüşüm uygulamaları, gemi söküm faaliyetleri, bakım-onarım işleri ve büyük ölçekli afetler sonrası yürütülen enkaz kaldırma çalışmaları, çalışanlar ve toplum açısından güncel asbest maruziyeti riskini canlı tutmaktadır.

Asbestin Sağlık Etkileri

Asbest liflerinin solunum yoluyla vücuda girmesi sonucu gelişen hastalıklar, uzun latent dönemli, ilerleyici ve geri dönüşümsüz nitelikleri nedeniyle hem tanı hem de meslek hastalığı bildirimi açısından ciddi güçlükler içermektedir. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından asbest, insanlar için kesin kanserojen (Grup 1) olarak sınıflandırılmaktadır.

Asbest Sağlık Riskleri ve Güncel Mevzuat
Asbest Sağlık Riskleri ve Güncel Mevzuat

Asbestle İlişkili Başlıca Meslek Hastalıkları

1. Asbestozis: Uzun süreli ve genellikle yoğun asbest maruziyeti sonucu gelişen, kronik ve ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. Asbest liflerinin alveollere kadar ulaşarak burada birikmesi, kronik inflamasyon ve fibrozis sürecini başlatmaktadır.

2. Malign Mezotelyoma: Asbest maruziyeti ile en güçlü ve özgül ilişkiye sahip hastalık olarak kabul edilmektedir. Çok düşük düzeyde maruziyetlerin dahi hastalık gelişimi için yeterli olabilmesi, iş hijyeni açısından 'güvenli maruziyet düzeyi' kavramının asbest için geçerli olmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır.

3. Asbest İlişkili Akciğer Kanseri: Asbest maruziyeti, akciğer kanseri gelişimi açısından önemli bir risk faktörüdür. Bu risk, özellikle sigara kullanımı ile birlikte sinerjik biçimde artmaktadır.

Türkiye'de Asbest Mevzuatı

Türkiye'de asbestin üretimi ve kullanımı 2010'lu yıllarında tamamen yasaklanmıştır. En önemli düzenleme, 2013 yılında yürürlüğe giren 'Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik' olmuştur. Bu yönetmelik, asbestle çalışılan işlerde risk değerlendirmesi, asbest envanteri çıkarılması, maruziyetin kontrol altına alınması, çalışanların eğitimi ve sağlık gözetimi gibi iş hijyeninin temel bileşenlerini yasal çerçeveye taşımıştır.

Türkiye mevzuatında asbest için belirlenen maruziyet sınır değeri, Avrupa Birliği ile uyumlu olarak 0,1 lif/cm³ (8 saatlik zaman ağırlıklı ortalama) şeklinde tanımlanmıştır. Ancak iş hijyeni açısından bu sınır değer, asbest için güvenli bir maruziyet düzeyi anlamına gelmemektedir.

Afetler Sonrası Asbest Riski: 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, Türkiye'de asbest maruziyeti açısından bugüne kadar yaşanan en büyük çevresel ve mesleki risklerden birini ortaya çıkarmıştır. Deprem sonucu yıkılan yapıların önemli bir kısmı, asbestin yasaklanmasından önce inşa edilmiş olup; çatı kaplamaları, izolasyon malzemeleri ve boru sistemlerinde asbest içermektedir.

Enkaz kaldırma çalışmaları sırasında, asbest liflerinin kontrolsüz biçimde havaya karışması; bu çalışmalarda görev alan işçiler, kamu personeli, gönüllüler ve afetzedeler için ciddi bir maruziyet riski yaratmıştır. Bu süreçte, çoğu zaman asbest risk değerlendirmesi yapılmadan ve uygun kişisel koruyucu donanımlar sağlanmadan çalışmalar yürütülmüştür.

Gemi Söküm Faaliyetleri: Aliağa Örneği

Gemi söküm faaliyetleri, asbest maruziyeti açısından Türkiye'ye özgü önemli bir risk alanı oluşturmaktadır. Özellikle Aliağa Gemi Söküm Tesisleri, geçmişte asbest kullanımının yoğun olduğu gemilerin sökümü nedeniyle yüksek riskli çalışma alanları arasında yer almaktadır. Bu gemilerin büyük bir kısmı, asbestin yaygın olarak kullanıldığı dönemlerde inşa edilmiş olup; izolasyon malzemeleri, boru kaplamaları ve makine aksamlarında yoğun miktarda asbest içermektedir.

Uluslararası Yaklaşımlar

Avrupa Birliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), asbest yönetimini yalnızca teknik bir iş sağlığı konusu olarak değil, uzun vadeli halk sağlığı ve sosyal adalet meselesi olarak ele almaktadır. ILO, asbest için güvenli bir maruziyet düzeyinin bulunmadığını ve asbest kullanımının küresel ölçekte tamamen yasaklanması gerektiğini vurgulamaktadır.

Sonuç ve Öneriler

Asbest, kullanımı yasaklanmış olmasına rağmen etkileri onlarca yıl sürebilen ve hâlen yeni maruziyetlere yol açabilen bir risk faktörüdür. Bu nedenle asbest yönetimi, geçmişe ait bir sorun olarak değil, güncel ve dinamik bir iş sağlığı ve halk sağlığı problemi olarak ele alınmalıdır.

Politika düzeyinde öncelikle, maruziyet sonrası sağlık izleminin kurumsal bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Asbestle çalışmış veya çalışması muhtemel tüm çalışanlar için ulusal düzeyde bir izlem ve kayıt sistemi oluşturulması, meslek hastalıklarının erken tanınması açısından kritik önemdedir.

Kaynaklar: SafeZoneJournal (2026), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türk Toraks Derneği

Yorumlar


bottom of page